İletişim Bilgisi

Sosyal Devlet, Bugünler İçin Var…

Toplumun ihtiyacı; eşitlikçi, kapsayıcı ve adil paylaşımı önceleyen sosyal devlet uygulamasıdır.

Sosyal devlet; kucaklayıcı, kapsayıcı, destekleyici bir demokratik siyasal iklimi öngörmektedir.

Bu siyasal iklim; aynı zamanda halkı “ortak bir gelecek” üzerinde ve uzlaşma ekseninde buluşturmaktadır.

Anayasamız; Türkiye Cumhuriyeti’nin çerçevesini “DEMOKRATİK, LAİK, SOSYAL HUKUK DEVLETİ” olarak çiziyor. Bu çerçevenin içini de “DEMOKRASİ, LAİKLİK, SOSYAL DEVLET VE HUKUK DEVLETİ” dolduruyor.

Bu arada; sosyal devletin omurgasını da “Sosyal Güvenlik Sistemi” oluşturuyor.

Sadece sosyal destek programları ve daraltılmış sosyal politikalar; sosyal devleti tanımlamaya yetmez.

Esas olan; sosyal güvenlik sisteminin toplumun tüm kesimlerini kapsayacak bir şekilde genişletilip yaygınlaştırılmasıdır.

Bunun ilk adımı da; ekonomiyi ve istihdamı tümüyle “kayıt içi”ne almaktır.

Oysa; ekonominin ve istihdamın yüzde 30’u kayıt dışı, basit anlatımla “merdiven altı”dır.

Siyaset kurumunun temel görevi de; seçmeni “yönetmek” yerine, seçmeni “yurttaş” olarak benimseyip sorunlarına “çözüm” üretmektir.

Bu bağlamda Sosyal devlet; işsizini, yoksulunu, güçsüzünü, yaşlısını, engellisini, kadınını, çocuğunu “Sosyal Güvenlik Şemsiyesi”ne alarak kucaklayan devlettir.

BARIŞ İÇİNDE BİRLİKTE YAŞAMA İRADESİ

Sosyal devlet; aynı zamanda demokrasinin kalite kazanmasına, uzlaşma, hoşgörü ve “barış içinde birlikte yaşama iradesi”nin güçlenmesine uygun bir ortam hazırlayan devlettir.

Sosyal devlet; salgın, hastalık ve doğal afetlerin neden olduğu sosyo-ekonomik “tahribat”ın ortadan kaldırılmasına dönük olarak “sosyal politika araçları”nı enerjik bir şekilde kullanan devlettir.

Pandemi; dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonominin bütün dengelerini derinden sarstı; işsizliğin, yoksulluğun, pahallılığın artmasına yol açtı.

Pandemi nedeniyle işyerleri kapanan esnaf ve işsiz kalanlar, tümüyle gelirlerini kaybettiler, bu kesimler kiralarını, borçlarını ödeyemez ve “eve ekmek götüremez” hale geldiler, yaşamlarını sürdürebilmek için yeniden borçlanmak zorunda kaldılar.

Bu tablo; sosyal devlet uygulamalarını gündeme taşıdı.

Bu noktada hükümet; ekonomik gerçeklerin ve olanakların elverdiği ölçüde, “sınırlı sosyal destek paketleri”ni uygulamaya koydu, kredileri ucuzlattı, bazı kalemlerde (KDV,ÖTV) vergi indirimine gitti, borçları erteledi, işyeri sahiplerine de “sınırlı” kira desteği verdi.

Ancak; “ucuz” krediyle borçlanmaya, borçları ötelemeye ve “sınırlı” parasal destek sağlamaya dayalı sosyal politika uygulamalarının, pandeminin neden olduğu ve giderek derinleşen “sosyo ekonomik ve psikolojik travma”yı giderme konusunda “yeterli” olmadığı görüldü.

Doğal olarak bu süreç; yeni önlemlere olan ihtiyacı gündeme taşıdı.

Yoksullaşan toplum, esnaf ve pandemi nedeniyle işsiz kalanlar; “hibe” yardımı, “sıfır” faizli, uzun vadeli ve bir süre ödemesiz “parasal” destek beklentisini dile getiriyorlar.

Sonuç olarak: Sosyal devlet bugünler için var. Siyaset; halkın yararına çözüm üreten uğraş alanıdır.

Ege Postası köşe yazısı link
http://www.egepostasi.com/yazar/sosyal-devlet-bugunler-icin-var-/113030

GPS
Email
Phone
Messenger
WhatsApp
Messenger
WhatsApp
Phone
Email
GPS