İletişim Bilgisi

Maliyetlerdeki Kontrolsüz Fiyat Artışı, İnşaat Sektörünü Bunalıma Sürüklüyor…

Ekonominin lokomotifi inşaat sektörü; maliyetlerdeki “kontrolsüz”, fahiş fiyat artışı nedeniyle son 2-3 yılda ciddi bir sıkıntı ve bunalım yaşıyor.

İnşaatlarda girdi fiyatlarından kaynaklanan “aşırı” maliyet artışı; konut fiyatlarının yükselmesine neden oluyor, bu durum da, vatandaşın “ev alma gücü”nü kaybetmesine yol açıyor, bunun sonucunda da, inşaat firmaları iflasa sürükleniyor, sektörde çalışanlar da işini kaybediyor.

Bu arada; milli gelir içindeki doğrudan payı yüzde 5-6 arasında olan ve 200’den fazla alt sektörü doğrudan ya da dolaylı etkileyen inşaat sektörünün ekonomi içindeki payı yüzde 30’dur.

Ayrıca; yüksek istihdam potansiyeli dolayısıyla işsizlikle mücadelede inşaat sektörünün istihdamdaki payı da yüzde 7’dir.

Bu nedenle; diyebiliriz ki; inşaattaki girdi fiyatlarında oluşan “fahiş” fiyat artışı; vatandaşın ev alma gücünü ortadan kaldırmakla ve sektörü de ciddi sıkıntıya sokmakla,  iflaslara neden olmakla kalmıyor, bu bunalım aynı zamanda ekonominin tümüne de olumsuz yansıyor.

DEMİR VE ÇİMENTODA AŞIRI FİYAT ARTIŞI

Ekonomistlerin hesaplamalarına ve değerlendirmelerine göre; başta demir ve çimentoda olmak üzere, girdi maliyetlerinde büyük artış yaşanıyor.

Ekonomistlerin hesaplamalarına göre; çimentodaki yıllık fiyat artışı yüzde 120-150, demir çelikte yüzde 110 düzeyinde olurken, kerestenin ton fiyatı da 2020’de 516 dolar iken 2021’de 1000 dolara yükseldi.

Öte yandan; doğrudan inşaat sektörünü etkileyen bu “aşırı” maliyet artışları, ekonominin tümünde dengeleri bozarak vatandaşın yaşamını da olumsuz etkiliyor.

Öncelikle; artan inşaat maliyeti konut fiyatını artırıyor, böylece vatandaşın ev alma hayali belirsiz bir geleceğe ertelenmiş oluyor.

Vatandaş ev alma gücünü kaybedince inşaat firmaları iflasa sürükleniyor, bunun sonucunda da sektörde çalışanlar işini kaybediyor.

Maliyet artışı nedeniyle yükselen konut fiyatları, bu kez de enflasyonu tetikliyor.

Bu süreçte, konut satışları azalıyor.

Temmuz 2021 sonu itibariyle birinci el konut satışı yıllık yüzde 52, bir önceki aya göre de yüzde 19 oranında bir düşüş gösterdi.

İkinci el konut satışı da yıllık yüzde 22, bir önceki aya göre de yüzde 21 düşüş kaydetti.

Toplam konut satışı yüzde 23, ipotekli konut satışı ise yüzde 19 azaldı. Önceki yıla göre de azalma yüzde 46’yı buldu.

Bu bağlamda; konut satışlarındaki azalma, konut stokunun 1,5 milyon konuta ulaşmasına neden oldu.

Gelinen bu noktada; demir çelik, çimento ve kerestedeki inşaat maliyetleri artıkça konut fiyatları da artıyor, bu durum da güncel olarak konut satışlarının azalmasına sebep oluyor.

Konut sektöründeki olumsuz gelişmenin genel ekonomiye yansıması bağlamında da; konut fiyatları enflasyonu, enflasyon da faizleri yükseltiyor, yükselen faizler de ipotekli konut satışlarının azalmasına yol açıyor.

ÇİMENTO ÜRETİMİNDE DURUM

Çimento sektörünün yıllık üretim kapasitesi 120 milyon ton olmasına karşın “arz fazlası” olmasın diye 80 milyon ton üretiliyor, bunun da 35 milyon tonu ihraç ediliyor, geriye kalan 45 milyon tonun 35 milyon tonu hazır beton sektörüne satılıyor, 10 milyon tonu da inşaatta duvarda, sıvada ve yapı kimyasallarında kullanılıyor.

Böylece; bir yandan arzın kısılması nedeniyle talebin artması, diğer yandan da keyfi fiyat artışı; çimentoda “kontrolsüz” fiyat artışına yol açıyor.

Bu durum da; sektörün temel girdisi olan çimentodaki spekülatif fiyat artışının inşaata olumsuz yansımasına yol açıyor.

Sonuç olarak: İnşaat sektöründeki daralma; ekonominin tümünü olumsuz etkiliyor, işsizliği ve enflasyonu artırıyor, vatandaşın alım gücünü azaltıyor, ev sahibi olma hayalini belirsiz bir geleceğe erteliyor, yaşam kalitesini düşürüyor.

Ege Postası köşe yazısı link

https://www.egepostasi.com/maliyetlerdeki-kontsolsuz-fiyat-artisi-insaat-sektorunu-bunalima-surukluyor-makale,113095.html

GPS
Email
Phone
Messenger
WhatsApp
Messenger
WhatsApp
Phone
Email
GPS